İstanbul

13. Sharjah Bienali İstanbul

13. Sharjah Bienali İstanbul

13. Sharjah Bienali İstanbul hakkındaki genel bilgileri ve sergideki eserleri sizin için yazdım.

“Bienal” ne demek?

Bienal aslında “iki yılda bir” demek. Yani bu iki yılda bir yapılan toplantı, sergi, gösteri anlamında da olabilir. Günümüzde ise İstanbul Bienali deyince akla modern sanat etkinlikleri geliyor. Dünya çapında ilk defa 1895’te düzenlenen “Venedik Bienali”nden sonra 1987 yılında İstanbul’da düzenlenmiş ve dünyanın bir çok şehrinde de düzenlenmeye devam ediyor.

13. Sharjah Bienali İstanbul

Tarihler: 13 Mayıs – 10 Haziran 2017

Saatler: 11:00 – 18.00 (Salı-Cumartesi)

Yer: Abud Efendi Konağı (Alemdar Caddesi, No:3, Sultanahmet)

Ücret: Yok

Sanatla özellikle ilgileniyorsanız veya sanat etkinliklerinden keyif alıyorsanız 13. Sharjah Bienali İstanbul ayağını oluşturan Abud Efendi Konağı’ndaki sergiler, film gösterimleri ve etkinlikler bu dönem ilginizi çekebilir. İstanbul’da tarihi ve kültürel yerleri gezmenin yanı sıra bu tarz dönemsel etkinlikleri de alternatif bir gezi olarak tercih edebilirsiniz, ben de fırsat buldukça katılmaya çalışıyorum. Çikolata ve Kahvaltı Festivalleri’ne katılamadığım için çok üzülmüştüm. (Blogda 1-2 sayfaya daha göz attıysanız tatlı ve kahvaltı hassasiyetimi anlamışsınızdır ? Özellikle Belçika yazıları bolca waffle ve çikolata içeriyor.) Neyse konuya dönersek 🙂 , Bienal olduğunu görünce meraklanıp gezmeye karar verdim. Bu arada sanata karşı sadece ilgim var, çok detaylı ilgilenmiyorum bu yüzden biraz yüzeysel yazarsam kızmayın lütfen ?

Abud Efendi Konağı Hakkında

Cumartesi sabahı Karaköy’de kahvaltı yaptıktan sonra tramvayla Sultanahmet’e gittik. Abud Efendi Konağı’nın adresini yukarıda yazdım, ancak adresi bilerek gitmemize rağmen yine de bulamayıp etraftaki dükkanlarda çalışan birisine sorduk. Hiç afiş olmadığı için dikkatimizi çekmemiş ve önünden geçip gitmişiz. (Afiş varsa da ben görmedim heralde ?). İçeride de bizden başka hiç kimse yoktu işin ilginç yanı.

Sergiden aldığım kitapçıktaki bilgilerden ufak bir özetle Abud Efendi Konağı‘ndan bahsedeyim. Ayasofya’nın biraz aşağısında bulunan Abud Efendi Konağı, adını çok da şaşırtıcı olmayan bir şekilde ilk sahibi Ahmet Abud Efendi’den alıyor 🙂 Bir çok kez el değiştiren konak son olarak 1969’da Yücel Kültür Vakfı’na geçmiş. Ana bina, zemin kat, üç üst kat, çatı katı ve hamamdan oluşan konak günümüze kadar çok iyi korunmuş. Tavanlardaki kalem işi manzara desenlerinin yanında, cadde tarafına bakan salondaki manzara resimleri de Kız Kulesi, Rumeli Hisarı gibi İstanbul manzaralarını betimliyor. Ben şahsen sergiden çok konaktan etkilenmiş olabilirim, sergiyi gezerken burada yaşamak nasıl olurdu diye düşünmedim değil 🙂

13. Sharjah Bienali İstanbul
Konağı gezerken yukarı bakmayı da unutmayın 🙂

13. Sharjah Bienali İstanbul

13. Sharjah Bienali İstanbul
Konak’tan Ayasofya manzarası

 

Sergi Hakkında

Sergi hakkındaki yorumlarımı ise fotoğraflar üzerinden yapmak istiyorum, ama genel olarak kitapçıktan okuyunca eserlerin ve odaların hepsi çok anlamlı geliyor. Okumadan sadece izleyip ya da bakınca kendim çok yorumlayamadım ama okuduktan sonra gerçekten hepsi farklı ve güzel. En çok dikkatimi çekenleri de kısaca özetledim:

  • İlk girişte sağda kalan odadan başlayacağım: Kitapçıkta 2 numara, João Modé, Brezilya’dan Tohumlar, Kara

Açıkçası en çok dikkatimi çeken ve beğendiğim oda burası oldu. Kitapçıkta yazanı aynen ekliyorum: ” kokuların nasıl alan ile ilişkili olduğunu ve kişinin alan algısını nasıl değiştirebileceği üzerinedir.”

  • 3 Numara, Ayça İnce ( Ek Biç Ye İç) & Begüm Atakan, Turşusunu kurdum!

Burada sanatçılar konak ve turşuyu özdeşleştiriyor. Konağın uzun zamandır kullanılmamasına rağmen hala geçmişteki canlılığını barındırmasıyla, turşu yapılan besinlerin daha da değerlenmesini birbirine benzetiyorlar. Bunu da tabi ki kendi kendime çıkarmadım yalan yok 🙂 Kitapçıktan okuyunca hepsi çok anlamlı ama tek başına bakınca anlaması biraz zor oluyor.

  • 13 Numara, Sena Başöz, Mutlak gerçekliğin yanıp sönen ışığında

  • 15 Numara, Aslıhan Demirtaş, Hep bahar

Alıntı: ” Demirtaş, bahçecilik ve tarımda güneş ışığının yerine kullanılan ‘büyüme ışığı’ denilen grolux floresan lambaları ve kullandığı mekansal ışık ve ses yerleştirmesiyle döngülerin ve mevsimlerin soluklaştığı seraya davet ediyor.”

13. Sharjah Bienali İstanbul

  • 20 Numara, Alev Ersan, Üç Ayinli Oda

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir