İstanbul

16. İstanbul Bienali “İçimdeki Çocuk” Sergisi

16. İstanbul Bienali “İçimdeki Çocuk” Sergisi

Bu sene 16.sı düzenlenen İstanbul Bienali, Abdülmecit Efendi Köşkü’nde “İçimdeki Çocuk” sergisini ağırlıyor. Abdülmecit Efendi Köşkü, 1880’lerde kurulmuş ve Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli yapıları arasındadır. Şimdilerde Koç Grubu’nun mülkiyetinde olan köşk en az serginin kendisi kadar gösterişli, bence fırsat varken gezmeyi ihmal etmeyin.

Geçmişteki Bienal’ler ilginizi çekiyorsa 2 sene önce gittiğim Sharjah Bienali’nin linki burada.

Abdülmecit Efendi Köşkü Nerede?

Abdülmecit Efendi Köşkü Kuzguncuk’ta aynı zamanda Koç Topluluğu Spor Kulübü’nün de bulunduğu Bağlarbaşı Korusu’nun içinde yer alıyor. Açık adresi de bu şekilde: Kuzguncuk, Kuşbakışı Cd. No:18, 34674 Üsküdar/İstanbul

Abdülmecit Efendi Köşkü Hakkında

“Şehzade Abdülmecid Efendi tarafından yazlık konut olarak kullanılmış; onun sanatsever kişiliği nedeniyle dönemin sanatçı, edebiyatçı ve siyasetçilerinin sık sık toplandığı bir kültür merkezi işlevi görmüştür. Harem binaları ve müştemilat yapıları yok olan köşkün günümüze ulaşan üç katlı selamlık binası Koç Topluluğu tarafından sosyal tesis olarak kullanılmaktadır.

Bahçe duvarı üzerinde çini panolarla kaplı anıtsal giriş kapısı bulunur. Kapıdaki çini kitâbede kûfî yazı ile “Allah’tan başka galip yoktur” âyeti yer alır. Köşkün giriş kapısı üzerinde ise kün mavi zemin üstüne kûfi yazı ile “Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya bakmayı emreder” yazılıdır. Dış cephesi dikdörtgen ve kare panolarla bölümlenmiştir. Panoların için ve çatının geniş saçaklarının altı kalem işleri ile süslüdür. İç mekanda duvar ve yerlerdeki çinileri, çeşmeleri, şöminesi, Avni Lifij tarafından yapılmış duvar resmi, mermer havuzlu büyük salonu, üst katta pencerelerdeki vitrayları dikkat çekicidir.”

(Yazı Vikipedi’den alınmıştır.)

abdülmecit efendi köşkü

abdülmecit efendi köşkü nerede

abdülmecit efendi

“İçimdeki Çocuk” Sergisi

“İçimdeki Çocuk” Sergisi 17 Eylül’den 10 Kasım’a kadar Pazartesi günleri hariç her gün saat 11.00-19.00 arası gezilebilir. Sergide Türkiye’den ve dünyadan 60 sanatçının yaklaşık 100 tane eseri yer alıyor. Sergiyi ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

Biz 29 Eylül Pazar günü gittik ve gördüğümüz sıraya inanamadık 🙂 Saat 1-2 gibi gittiğimizde yaklaşık 3 saat süren bir beklemeden sonra sergiye girdik. Eğer imkanınız varsa hafta içi gitmenizi tavsiye ederim, yoksa ilk açılışta giderseniz daha az sıra bekleyeceğinizi düşünüyorum. Saat 6’dan sonra 100 kişi kalacak şekilde ayarlıyorlar ve daha fazla kişi almıyorlar. Sırada beklerken bir sürü kişinin cumartesi günü geldiğini, giremediği için pazar günü de geldiğini duyduk. Bu yüzden sergiyi gezmek istiyorsanız zaten 7’de kapanıyor gibi düşünüp son saatlere bırakmayın.

Herkesi bir anda almadıkları için rahat rahat fotoğraf çekip içeride vakit geçirebiliyorsunuz. 3 katlı köşkün her yanı başka güzel, eserler de bir o kadar ilgi çekici. Sergiyi gezmeyi bitirdikten sonra bahçesinde çimlerde uzanıp yorgunluğunuzu atabilirsiniz ya da Kuzguncuk’ta keyifli bir kahve molasının size uzun bekleme süresini unutturacağını düşünüyorum 🙂

“İçimdeki Çocuk” Sergisi’nde yer alan sanatçılar: Francesco Albano, Murat Balcı, Ronit Baranga, Yto Barrada, Bertozzi & Cassoni, Stefano Bombardieri, Claudio Bravo, David Breuer-Weil, Paul Carey, Jean Baptiste Carpeaux, Keith Carter, Loris Cecchini, Taner Ceylan, E.V.Day, Antoine de Saint-Exupéry, Snyder Dean, Maurice Denis, Nezaket Ekici, Yael Erlichmann, Jan Fabre, Nancy Fouts, Françoise Gilot, Murat Gök, Simon Groves & Tracy Johnson, Mona Hatoum, Kenny Hunter, John Isaacs, Ahmet Doğu İpek, Juneau Projects, Clementine Keith-Roach, Alicja Kwade, Lloyd le Blanc, Fabien Mérelle, Luc-Olivier Merson, Polly Morgan, Ordinary Architecture, İrfan Önürmen, Ferhat Özgür, John Campbell Phillips, Pablo Picasso, Patricia Piccinini, Wilfred Pritchard, Tawatchai Puntusawasdi, Elsa Sahal, Michael Schwarze, Erinç Seymen, Carolein Smit, Yaşam Şaşmazer, Sam Taylor-Wood, Hale Tenger, Seyhun Topuz, Mehmet Ali Uysal, Levi Van Veluw, Fabio Viale, Andy Warhol, Bedwyr Williams, Daphne Wright, Erwin Wurm, Damla Yalçın

içimdeki çocuk

içimdeki çocuk bienal

16. istanbul bienali

16. bienal istanbul içimdeki çocuk

Bir yorum

  • zeynep

    Kesinlikle gitmeyin. Tam bir hayal kırıklığı. 2 saat beklemek mi yoksa yetkili biri bulamamak mı yoksa giden kişilerin bakış açısı mı hangisi hakkında yorum yapsam bilemiyorum. Üzerine tartışılacak çok konu var doğrusu. Bu kadar yoğun ilgi gördükten sonra ayrı bir düzenlemeye gidilemez miydi? Köşkün kapasitesi belliyse kurallar değiştirilemez miydi? Dışarıda bekledikten sonra köşke girebilmek için de ayrı bir sıra oluşuyor. (Tabiî ki beklemedim.) Bilgi verebilecek hiç kimse yok. Ayrıca insanlar orada beklemeye devam ediyor. Aileler çocuklarıyla fotoğraf çektiriyorlar. 10 yaş altı çocukların bu eserleri anlayabileceğini bir psikolojik danışman olarak düşünmüyorum. Aileler çocuklarını o heykellerle fotoğraf çekilmek için getirmiş. Gözlemlediğimde çocuklar her şeyi oyuncakmış gibi görüp dokunmak ve başından ayrılmak istemediğini fark ettim. Burada çocukların mutluluğu değil ailelerinin mutluluğu vardı.
    Bunlar dışında eserlerin yanlarında herhangi bir bilgi verilmemesi de serginin sadece fotoğraflaştırmaktan öteye gidilmemesine neden oluyordu. Zamanınız değerli lütfen böyle bir durumda ses çıkarın ve böyle bir serginin tekrar yaşanmaması için ilgili yerlerle iletişime geçin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir