gölyazı
Türkiye

Gölyazı

Bursa’da bir gün: Cumalıkızık Köyü, Misi Köyü ve Gölyazı

İstanbul’dan yola çıkarken listemizde önce Cumalıkızık, sonra Misi Köyü en son da şahane günbatımı manzarası olan Gölyazı vardı.

Cumalıkızık

Cumalıkızık malum fotoğrafçıların gözbebeği fakat haftasonu olması nedeniyle inanılmaz kalabalıktı. Buna rağmen mutlaka görülmesi gereken bir köy, gezinizi haftasonuna denk getirmeyin yeter 🙂 Cumalıkızık Köyü’nü kızım daha önce gittiği Bursa gezisinde anlatmıştı, okumak isterseniz linki burada.

cumalıkızık

cumalıkızık bursa

Misi Köyü

Misi Köyü, henüz fazla bilinmeyen bir köy. Fakat mimarisiyle Cumalıkızık’ın adeta keşfedilmemiş hali. Bazen turizm gelişmese de her şey doğal, olduğu gibi kalsa diyorum 🙂 Ancak bu tabii ki iletişim çağında imkansız. Gelişen turizm, aşırı kalabalığa, tabela kirliliğine ve yerellikten uzaklaşmaya yol açıyor ülkemizde. Bu yüzden çok sevdiğim güzel Misi Köyü’nden çok fazla bahsetmek istemiyorum, en iyisi kendi gözlerinizle görün ve yaşayın 🙂

misi köyü

Gölyazı

Gölyazı

Gelelim fotoğrafçıların en çok ilgi odağı olan Gölyazı‘ya, Gölyazı Ulubat Gölü kıyısında yer alan ufak bir balıkçı köyü. Müthiş fotoğraflar veren ve eski bir rum köyü olan Gölyazı fotoğrafçılar tarafından en çok gün doğumu ve gün batımında ilgi görüyor. Biz gün batımından önce köye ufak bir gezi yaptık. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında gezdik ve göl kıyısında gözlememizi yedik. İnsanlar güler yüzlü, salon huzurlu bir yer. Ayrıca okuduğum bir habere göre (eğer doğruysa tabii) burası Japonların dünyada en sevdiği köyler arasındaymış.

Ah ben bu balıkçı köylerinde yaşamalıyım 🙂 Herkes tanıdık olurdu, güncel sohbetler ederdik. Gölde huzuru yakalayıp, bazen de fotoğraf çeker belki de ufak hikayeler yazıp öyle yaşayıp giderdim 🙂

Hayalleri bırakıp tekrar gerçeklere dönersek, göl ve çevresi sit alanı olarak belirlenmiş. Bir takım rum evleri de güzel korunmuş. Ayrıca köyde her yıl leylek şenlikleri düzenleniyormuş, ilgilenenlerin aklında bulunsun bu da 🙂 Köy meydanında ise tüm haşmetiyle duran Ağlayan Çınar var. Yanından geçerken insanda saygı duruşuna geçme isteği uyanıyor 🙂

Bazen gidenlerin yorumlarını okuyorum, “Aman gittik o kadar bir şey yok” tarzında ama bu kadar ufak bir balıkçı köyünden daha fazla ne bekleniyor anlayamadım. Rahatsız edici kalabalık, pislik, gürültü ve saygısızlıklık Gölyazı’ya özel değil, zaten bunların olduğu her yerde insanın keyfi kaçıyor.

* Fotoğraf aşıklarına bir not: Gölün su seviyesi yazın ve kışın oldukça farklı. Suyun yükseldiği dönemlerde yani kış ve ilkbaharda ağaç kökleri suyun altında kalıyor, sanki ağaçlar suda yüzüyor gibi görünüyor. Gerçekten nefis bir görüntü. Yazın ise aynı yollarda yürüyebiliyorsunuz. Her mevsimde ayrı bir güzellik. Ben çok sevdim. Gidin huzur bulun ve bol bol fotoğraf çekin derim 🙂

Sevgiler…

gölyazı gezi

Gölyazı gezi rehberi

Gölyazı

Gölyazı

Gölyazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir