Hamburg

Hamburg’da Bir Gece Neden bir gece olduğunu başıma bir şey gelmeyecekse açıklıyorum: çünkü Hamburg ‘u hiç beğenmedim. Normalde planımız Bremen’den sonra akşam Hamburg’da gezip, konaklayıp sonraki gün de güzel kahvaltı edip şehri turlamaya devam etmekti, ama biz akşam gezerken sonraki günü de Hamburg’da geçirmek istemediğimize karar verdik ve Lübeck’e geçtik. Herhangi bir beklentiyle ya da önyargıyla gitmememe rağmen yine de hayal kırıklığına uğratan bir şehir oldu. Bunu daha önce Hamburg’a giden arkadaşlarımıza söyleyince de çok şaşırdılar, bizim dışımızda giden herkes çok beğenmiş. Ortada bir karışıklık var yani 🙂 Hamburg Almanya’nın ikinci en büyük şehri ve en büyük özelliği bir liman kenti olması. Bir sanayi kenti olduğu için de gerçekten modern bir şehir. İşte benim sevmediğim, arkadaşlarımın da en çok ilgisini çeken yönler bunlar olmuş aslında. Şöyle ki, Hamburg Almanya’da gezdiğimiz diğer şehirlerin aksine 1-2 günde gezip görülüp bitirilecek bir şehir değil. En az 1 hafta kalıp şehrin tadını çıkarmak, dilediğiniz restoranda yemek yemek, yürüyüş yapmak, müzelere gitmek gerekiyor bence. Hani “şurayı şurayı gezin” denilecek bir şehir değil. Bizim de bu kadar zamanımız olmadığı için ve 1 gecede her yeri hızlı hızlı gezerek dolaştığımız için aslında şehri yeterince görsek de hiç bir yeri gezmemiş olduk. Gördüğümüz yerlere de çok bayılmadığımız ve şehrin geri kalanının keyfini çıkarmadığımız için de orada bulunduğumuz zamandan keyif almamış, dolayısıyla daha fazla gezmek istememiş olduk 🙂 Daha sonradan acaba gerçekten bizde mi sorun var diye bir sürü blog okudum, yüzlerce fotoğrafa baktım yine olmadı 🙂 “Aaa biz şurayı görmemişiz” diyebileceğim bir yer bile bulamadım, yani Hamburg’un neden beğenildiğini anlıyorum ama gerçekten bana göre bir şehir değilmiş 🙂 Bu sebeplerden dolayı gezi yazısı gibi yazamayacağım ve orada geçirdiğimiz günü anlatacağım. Hamburg ‘da Nerede Kaldık? Berliner Thor’da bulunan MAC City Hostel’de kaldık, burayı tercih etmemizin sebebi de geceliğin kişi başı 20 euro olmasıydı. Hostel olmasına rağmen iki kişilik ayrı bir odada kaldık ve oda gayet temizdi ancak odada tuvalet bulunmuyor, ortak tuvaleti kullanmanız gerekiyor. Neler yaptık? Otele yerleştikten sonra ilk iş 24 saatlik bir Hamburg Card almak oldu çünkü şehir epey büyük olduğu için her yere yürüyerek gitmek zor. Güneşi batırmak için keyifli bir park olan Planten un Bloom‘a gitmeye karar verdik. Burada biraz yürüyüş yaptıktan sonra Avrupa’nın en büyük kentsel dönüşüm projelerinden olan Hafen City‘e gittik. Projeyi öven o kadar çok yazı okudum ki gözümde biraz büyütmüşüm, oraya gittiğimizde ise bizden başka tek bir kişi bile yoktu. Doğru yere mi geldik diye etrafta baya yürüdük ama görülmeye değer bir şeyle de karşılaşmadık açıkçası. Hafen City’den ümidi kesince belediye binasına (Rathaus) gitmek üzere tekrar metroya bindik. Oradaki meydanda fotoğraf çekip çevredeki sokaklarda yürüdükten sonra gece hayatı açısından çok övülen St. Pauli Caddesi’ne gittik. Bir sürü gece kulübü ve barın bulunduğu ve şehrin geri kalanına göre oldukça hareketli bir cadde olan St. Pauli’de sadece yürüdük, yorgun olduğumuz için bir yere oturmadık ve sonunda otele döndük. Bunlar dışında göl kenarında oturmak, kanalın üzerinde yemek yemek veya kilise gezmek için de dünya kadar şehir var, bunları yapmak yerine başka bir şehir daha görmek istediğimiz için sonraki durak aslında hiç planda olmayan Lübeck oldu. Hamburg için benden bu kadar, pek faydalı bir yazı olmadığını farkındayım ama gerçek düşüncelerim bu şekilde 🙂 ? İkinci şansı vermelisin diyen varsa bana bir işaret göndersin ?