Yurtdışı

Hong Kong

Hong Kong Gezi Rehberi

Hong Kong’da gezilecek yerler ve Hong Kong’da yemek

Günleri nasıl planladığımızı ve bir güne neler sığdırabileceğinizi görüp daha rahat planlamanız açısından gün gün neler yaptığımızı anlattım.

Anlatmaya başlamadan önce gözünüzde canlandırmanız açısından bir metro haritası koymayı tercih ettim.

Faydalı olabilecek bilgiler

  • Eylül ayında hava soğumuştur nasıl olsa diye düşünmeyin, muson iklimi olduğu için hava çok sıcak ve nemliydi. Eylülden aralığa kadar böyle oluyormuş. Yaz aylarını düşünemiyorum bile. Yine de en uygun aylar olarak eylül-aralık arası öneriliyor. Buna karşın içerisi ve toplu taşıma araçları çok soğuk. Bu yüzden yanınıza sıcak tutacak bir şeyler de almanızı öneririm.
  • Yanınıza haritalı bir Hong Kong gezi rehberi almanızı tavsiye ederim, bize çok yardımcı oldu.
  • Uzakdoğu yemeği sevmeseniz de yemek açısından problem yaşamazsınız her çeşit restoran var, ancak yağın veya sosların kokusu rahatsız edici olabiliyor.
  • Metro kullanırken bitiş saatlerine dikkat edin. Taksi kullanacaksanız duraklarda sıraya girmeniz gerekiyor. Taksimetre uzun bir süre artmıyor, sonradan artmaya başlıyor.
  • Metro çıkışlarında kendinizi her an bir alışveriş merkezi içinde bulabilirsiniz. Nereden çıktığınıza dikkat edin.
  • Hong Kong çok güvenli bir yer, geceleri rahatlıkla gezebilirsiniz.
  • Trafik soldan akıyor. Karşıdan karşıya geçerken birkaç kez kontrol edin 🙂
  • Kredi kartları her yerde geçmiyor yanınızda mutlaka nakit para bulundurun. Amerikan doları veya Euro’yu kolayca döviz bürolarında çevirebilirsiniz.
  • Prizleri Avrupa’dan farklı bu yüzden yanınıza uluslararası bir şarj aleti almayı unutmayın.
  • Turistik yerlerde bile İngilizce konuşan birini bulamayabiliyorsunuz.
  • IFC Mall aslında alışveriş merkezi ancak kapandıktan sonra da terasındaki barlara gidebiliyorsunuz. Barların sadece oturma yerlerini kullanıp kendi içeceğinizi götürebiliyorsunuz.
  • LKF ise Hong Kong’un barlar sokağı. Yine herkes biralarını alıp barların önünde ayakta takılıyor, eğer isterse bara giriyor. Oldukça sosyal bir ortam olduğunu söyleyebilirim.
  • Macau İsland’a gitmeye maalesef zamanımız kalmadı ancak burası tam anlamıyla bir kumar adasıymış ve bir çok casino bulunuyormuş.
  • Çin’e bağlı olmadığı için ayrıca Çin’e gitmek isterseniz mutlaka vize almanız gerekiyor.
20 Eylül 

Doha Havalimanı‘yla vedalaşınca sıra Hong Kong Havalimanı’na geldi. Öncelikle 3 aydan az bir süre kalacaksanız vize almanıza gerek yok. Ülkeye giriş yaparken masalarda bulunan formları doldurmanız yeterli, bunun karşılığında size bir belge veriyorlar onu kaybetmemeniz gerekiyor. Bavullarımızı aldıktan sonra şehre doğru yola çıktık. Şehre gitmek için en iyi seçenek Airport Express (Turkuaz Metro Hattı) (Fiyat:100 HKD). Biz otelde kalmadık arkadaşımızın evinde, Causeway Bay‘de kaldık. Metrodan çıktığımız anda kendimizi bir film setinde gibi hissettik, daha önce herhangi bir Asya ülkesine gitmemiştim ve Avrupa’dan çok farklı olduğunu söyleyebilirim. Akşam yemeğini Victoria Harbour manzaralı Tsim Sha Tsui‘de yedik. İlk günümüz olduğu için Star Ferry kullandık ama metronun daha ekonomik olduğunu söyleyebilirim.

Causeway Bay

Victoria Harbour

Victoria Harbour
21 Eylül

Sabahtan akşama kadar Disneyland‘in büyüsündeydik. Disneyland ve Ocean Park yazısında detaylıca ele alacağım.

22 Eylül

Bugün Causeway Bay’den Central‘a kadar yürümeye karar verdik. Normalde koyu mavi metro hattında aralarında 3 durak var, ancak yürüyüşle yaklaşık 1 saat sürdü. Şehri görmek açısından yürümek istemiştik ancak ana duraklar dışında görülecek çok da bir yer olmadığını farkettik, bu sayede metronun daha mantıklı olduğunu anladık. Bugün gittiğimiz yerleri kısaca özetlersek:

  • Sun Hung Kai Centre

  • Hong Kong Parkı

Şehirden uzaklaşmak için gerçekten keyifli bir park. Oradaki kafelerde oturup keyifli bir kahve molası verebilirsiniz. Ama tatlılara dikkat edin biz ne olduklarını çözemedik 🙂

  • Hong Kong Zooloji ve Botanik Parkı (Zoological & Botanical Gardens)

Hong Kong Park’ından farklı olarak bu parkta çeşitli hayvan türleri var. Özellikle maymunlar ve kuşlar çok ilgimizi çekti 🙂

  • Bank Of China Tower (Soldaki)

Hong Kong’un en dikkat çekici binalarından birisi kesinlikle. Akşamları ışıklandırması da çok güzel oluyor.

  • Hard Rock Cafe

  • Hong Kong Convention & Exhibition Centre
  • Temple Street & Gece Pazarı (Night Market)

Neredeyse aradığınız her şeyin bir arada satıldığı bir kermes düşünün, Night Market tam olarak böyle bir yer. Kartpostal ve magnetten pipo ve çay takımlarına kadar bir çok eşyayı burada bulabilirsiniz. Satıcılar pek İngilizce konuşamıyor hesap makinesine rakam yazarak anlaşıp pazarlık yapıyorsunuz. 70 HKD’den başlayan şeyler 30-40 HKD’ye kadar inebiliyor, pazarlıkta ısrarcı olun 🙂 Satıcı fiyatı indirmezse de merak etmeyin aynı şeyi bir çok yerde bulabilirsiniz.

Temple Street

  • Ozone Bar

Son olarak akşamı Ritz-Carlton otelin en üst katında olan dünyanın en yüksek barı olan Ozone Bar’da tamamladık. Bar 118inci katta bulunuyor ve manzaranın güzelliğini tahmin edebilirsiniz. Yukarı çıkış biraz karışık acaba doğru yerde miyim diye düşünebilirsiniz ama manzara için hepsi değer 🙂

23 Eylül

Bugün Big Buddha‘yı (Tian Tan Buddha olarak da geçiyor) görmek için Lantau Island‘a gittik. Tek tek metro duraklarına bilet almaktansa 1 günlük tourist pass (55 HKD) daha ucuza geliyor ancak Big Buddha’ya giden teleferik için yine 165 HKD (gidiş-dönüş) vermek gerekiyor. Teleferik yaklaşık yarım saat sürüyor ve manzarası çok güzel. Dilerseniz yürüyerek ve merdivenleri kullanarak da gidebilirsiniz ama fotoğrafları gördükten sonra büyük ihtimalle bu seçeneği eleyeceksiniz 🙂

Teleferikle vardığımız yerde sadece Big Buddha değil aynı zamanda Po Lin Manastırı ve Ngong Ping Köyü var. Buralardaki binalar da oldukça ilgi çekici, gitmişken uğramadan dönmeyin diyebileceğim yerlerden.

Son olarak Big Buddha’dan dönmeden Linong Tea House‘ta çay içtik. Buranın özelliği çayın içine atılan çiçeğin zamanla açılması ve çaya tadını vermesi. Bardaklar çok küçük olduğu için bitirmeye çalışırken yarım saat boyunca hiç durmadan çay içtik 🙂

Çarşamba akşamları Happy Valley Hipodromu‘nda at yarışları oluyormuş biz de tabi ki bunu kaçırmadık. Öğrencilerin en sevdiği aktivite de bu yarışlardan sonra Wan Chaidaki barlara gitmek olduğu için sonra da kendimizi bir barda bulduk. En güzel yanı da çarşamba günleri Ladies Night olması 🙂 Yani kadınlardan bar girişi yada içki parası alınmaması, erkekler için üzülsek de bedava içkilerin tadını çıkarmadan edemedik 🙂

24 Eylül 

Perşembe sabahı hasta olduğum için kalkamadım ama arkadaşlarım Ten Thousand Buddhas Monastery‘ye gittiler ve benim için fotoğraf çektiler. Bu yüzden sadece fotoğrafları paylaşabileceğim 🙂

Akşam da gün batımını izlemek için Victoria Zirvesi (Victoria Peak) ‘ne çıktık. Manzarası inanılmaz güzel olduğu için çok kalabalık oluyor, yer kapmak için gün batımından yaklaşık 2 saat önce teleferik (The Peak Tram) sırasında olmanızı öneririm. Gidiş, dönüş ve sky terrace dedikleri manzaranın izlendiği yere çıkmak 83 HKD tutuyor.

25 Eylül

Cumartesi günü hiking yapmak için Lamma Island‘a gittik. Hem hafif ayarda bir yürüyüş olması hem de denize girmek için burayı tercih ettik. Adaya gidiş feribotla 17 HKD. Ada için önerim sırt çantasıyla gitmeniz. Plajlarda duş, kabin imkanları var ama şezlong ve şemsiye yok. Dolayısıyla kendi havlunuzu götürmeniz gerekiyor. Ayrıca yanınıza ekstra üst almanızı da öneririm. Biz öncelikle Hung Shing Yeh plajına gittik, burada biraz keyif yaptıktan sonra yürüyüşe başladık. Yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşten sonra ikinci plaja, yani Lo So Shing plajına vardık. Güneşin batışını deniz kenarında izlemek oldukça keyifli olsa da feribota bineceğimiz yere ulaşmamız tahmin ettiğimizden uzun sürdüğü için karanlığa kaldık. Size tavsiyem güneşin batışından yarım saat önce çıkmanız çünkü yolun ışıklandırması kötü ve yengeç, örümcek gibi hayvanlar geziniyor, biraz korkunç oluyor 🙂

Hung Shing Yeh

Lo So Shing

26 Eylül

Son günümüzü Ocean Park’ta geçirmeye karar verdik. Burası hem roller coasterların olduğu hem de küçük bir hayvanat bahçesi olan bir eğlence parkı. Disneyland’le karşılaştırmalı olarak sonraki yazımda detaylandıracağım. Akşam yemeği için ise Stanley‘e gitmeye karar verdik. Aslında hava kararmadan ve yağmursuz bir havada gidebilsek daha keyifli olacağına eminim. Burada gölün etrafında yürüyüş yapıp, yemek yiyip keyifli zaman geçirebilirsiniz. Yemek için ise Pizza Express‘i tercih ettik. Pizzalarına ve makarnalarına bayıldık, size de tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir