Türkiye

Şirince-Efes-Birgi-Tire-Pamukkale

29 Ekim’de İzmir ve Denizli gezisi    

29 Ekim tatilini değerlendirmek için seçeneklere bakarken Jolly Tur’un yurt içi kültür turlarından Şirince-Efes-Birgi-Tire-Pamukkale karşımıza çıktı. Kısa bir zamanda bu kadar farklı yere götürdüğü için aklımıza yattı ve 28 Ekim akşamı kendimizi otobüste bulduk 🙂

29 Ekim

29 Ekim sabahı öncelikle İzmir’in panoramik turuyla başladı, daha sonra Şirincede Dimitros‘ta serpme kahvaltıyla devam ettik. Şirince’yi özellikle 21 Aralık 2012 zamanı kıyametten kurtulacak olan köy olarak duymuşsunuzdur :), ancak Şirince’nin tarihi bundan çok daha eskiye dayanıyor ve kıyametten kurtulmanın yanı sıra şaraplarıyla ve mimarisiyle ünlü. Şarap demişken Şirince’nin meyve şaraplarını almadan önce istediğiniz yerde tadım yapabilirsiniz, biz Hera Şarap Evi‘ne gittik ve neredeyse bütün şarapları denedik. Şarap tadımından sonra ise kalan serbest zamanda köyün sokaklarını, St John Kilisesi‘ni ve hediyelik eşya çarşısını gezdik.

Hera Şarap Evi

Şirince’den sonra rotamızı Meryem Ana Evi‘ne çeviriyoruz. Hz.İsa’nın ölümünden sonra Meryem Ana’nın St. Jean tarafından bu eve yerleştirildiğine ve burada öldüğüne inanılıyor. Ayrıca buradaki kilise Hristiyanlar için hac yeri olarak kabul ediliyor. Biz de kiliseye bağış yapıp mumlarımızı diktik, daha sonra kaynak suyundan içip, dilek duvarına dileklerimizi yazdık 🙂

Meryem Ana Evi’nden sonra Efes Antik Kenti‘ne geçiyoruz. Efes de UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki kentlerimiz arasında yer alıyor, ayrıca Efes’te bulunan Artemis Tapınağı Dünyanın 7 Harikası arasında sayılıyor ama maalesef bugün tapınaktan geriye çok az mermer kalmış. Efes’i detaylı öğrenmek için kesinlikle bir rehber eşliğinde gezmenizi öneririm, bildiğiniz gibi tur olunca zaten rehberlik hizmeti de dahil oluyor. Efes’te Büyük Tiyatro‘yu, Hadrian ve Domitian Tapınağı‘nı, içerisinde müzisyenler bulunduğu için dünyanın en lüks hamamı ve tuvaletini, dünyanın en eski genelevlerinden sayılan Aşk Evi‘ni ve Liman Caddesi‘ni görebilirsiniz. Ayrıca en çok dikkat çeken yapı olan Celsus Kütüphanesi‘nden benim kadar etkileneceğinizi düşünüyorum.

Hadrian Tapınağı
Celsus Kütüphanesi

 Efes’in yakınında gezilebilecek yerlerden birisi de Yedi Uyurlar Mağarası. Bu mağaranın çok çeşitli efsaneleri var, hem Hristiyanlıkta “yeniden dirilme” inancının kanıtı, hem de Müslümanlıkta farklı versiyonları bulunmakta. 

Gün sonunda iyice yorulduktan sonra, akşam yemeği ve dinlenme için otelimize gittik. Kaldığımız otel Kuşadası Marina Hotel, odalardan ve rahatlığından, ayrıca yemeklerinden de gayet memnun kaldık. Konumu bakımından da Kuşadası’nı gezmek isteyenler için avantajlı olacağını düşünüyorum.

30 Ekim

Sabah turumuz Birgi Köyü‘ndeki Çakırağa Konağı‘yla başlıyor. 18. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılıp 1975 yılına kadar ev olarak kullanılan bu konak restore edilip 1995 yılında müze olarak açılıyor. Zemin katta hizmetli, nöbetçi, bekleme odaları ve ahır yer alıyor. Konağın başodaları ise, İzmir’i ayrıntılarıyla vermeye çabaladığı için İzmir Odası ve İstanbul panoraması yer aldığı için İstanbul Odası olarak adlandırılıyor.

İzmir Odası

İstanbul Odası

 İkinci olarak Aydınoğlu Mehmet Bey Camii‘ni (Ulu Camii) ziyaret ediyoruz. Bu cami Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından 1312 yılında yaptırılıyor ve mimber Selçuklu ahşap sanatını yansıtmasıyla ön plana çıkıyor.

Camiden çıktıktan sonra otobüse doğru yürürken Birgi sokaklarını da gezmiş oluyoruz. Evlerin mimarisiyle bana biraz Safranbolu’yu andırdı açıkçası 🙂

Derviş Ağa Camii

Öğle yemeği için soluğu Tire‘de alıyoruz, malum köftesiyle meşhur 🙂 Turun seçtiği köfteci ise Hacı Baba, köftesinin tadı lezzetli ve fiyatları da makul. Tatlı olarak da lor peyniri üzerine vişne reçeli servis ediliyor.

 

Yemek sonrası Nalıncı Cemil Tolga‘nın ve Keçe Ustası Arif Cön‘ün dükkanlarına uğruyoruz.

Son olarak Tire Kent Müzesi‘ni de gezip otelimize dönüyoruz. Benim çok hoşuma gitti, bence burayı gezmeyi ihmal etmeyin.

31 Ekim

Sonunda sıra geldi Pamukkale‘yi gezmeye! Burası da UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alıyor. Travertenlere gitmeden önce Hierapolis Ören Yeri’ndeki kültür turumuzu rehberimiz eşliğinde tamamlıyoruz. Antik Kentteki turdan sonra dilerseniz Hierapolis Arkeoloji Müzesi‘ni gezebilir, dilerseniz Antik Havuz‘da yüzebilir, dilerseniz de travertenlere girebilirsiniz. Ben 2. kere gelmeme rağmen aynı hatayı yapıp bikini/mayo getirmedim, umarım üçüncü seferde akıllanacağım 🙂 Bu yüzden travertenlerde yürümekle yetindik ama Antik Havuz’un da çok cazip göründüğünü söylemeden geçemeyeceğim. Nisan-ekim arası açık oluyor ve giriş ücreti 32 tl.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir