Yurtdışı

Viyana

Viyana ‘da gezilecek yerler ve yeme-içme rehberi

Viyana’da Konaklama

Otel: Yourapartment 1030

Gezilecek yerlerden ve gidilebilecek restoranlardan bahsetmeden önce ilk olarak otelimizden bahsetmek istiyorum. Yine Londra yazımda bahsettiğim gibi otelden ziyade kiralık ev gibi bir sistemdi. Gitmeden önce parasını ödüyorsunuz, sonra seyahatinize az zaman kala size evin şifresini, anahtarın nerede olduğunu vs. detaylıca mail olarak gönderiyorlar. Yer olarak merkeze ve metro istasyonuna yakındı, istediğimiz her yere kolayca ulaştık. Otel kadar konforlu olmasa da zaten otele sadece uyumak için gittiğimizden bir sıkıntı yaşamadık.

Viyana’da Ulaşım

Viyana ulaşım konusunda çok rahat bir şehir, istediğiniz her yere kolayca gidebilirsiniz.

Öncelikle havalimanından merkeze ulaşmak için trenle 2 seçeneğiniz var: havalimanı için ayrı bir tren olan City Airport Train, ikincisi de S kodlu trenler. Aradaki fark ne derseniz, havalimanı treni daha az durakta duruyor ve 20 dakika daha hızlı gittiği için fiyatı da daha yüksek. S7 treni ile de şehir merkezine rahatça gidebilirsiniz. Tren dışında otobüs veya taksi de kullanabilirsiniz ama bence hiç gerek yok.

Havalimanı ulaşımı dışında, şehir ulaşımında metro neredeyse her yere var, metro olmayan yere de tramvay ve otobüs var. Hava soğuk olduğu için bol bol metroya bindik ancak hava güzel olsaydı daha çok yürümeyi tercih ederdim, çünkü yürüyerek dolaşmak için çok güzel bir şehir. Hem her yer birbirine çok yakın, hem de her köşede güzel bir bina, tatlı bir sokak var.

Son olarak metrodaki bilet sistemi bizimkinden baya farklı: şehirde hangi kademeye gideceğinizi veya ne kadar süre kullanmak istediğinizi makinelerden seçiyorsunuz, bileti satın aldıktan sonra tarihi ve saati kendiniz metroya girişteki veya çıkıştaki makinelerden damgalatıyorsunuz. Havalimanından bindiğimiz trende kontrol oldu ancak onun dışında metroda herhangi bir kontrole denk gelmedik.


Viyana’da Gezilecek Yerler

  • Hofburg Sarayı

Hofburg Sarayı, Avusturya’nın en köklü ailelerinden olan Habsburg hanedanının kışlık evi. Şehrin tam merkezinde olduğu için rahatça ulaşabilir ve gezebilirsiniz. Biz Viyana’da sadece 2 günümüz olduğu için yazlık saray olan Schönbrunn Sarayı’nı gezmeyi tercih ettik.

Ayrıca size ilginç bir bilgi de vermek istiyorum: sarayın önündeki heykellerden kuyruğu havada duran at Viyana Teknik Üniversite’sinde derslerde işleniyormuş. Çünkü bu kadar ağır bir heykelin kuyruktan destek almadan sadece iki ayağı üzerinde durması için farklı bir hesap gerekiyormuş, bu yüzden yapımı diğer heykellerden daha zormuş. (Daha bilimsel bir açıklama yapabilmek ben de isterdim ama fizik bilgim bu kadarına yetti…?)

  • Spanische Hofretisschule (İspanyol At Okulu)

Hofburg Sarayı’na bağlı at okulunda günümüzde gösteriler yapılıyor. Dilerseniz bu gösterilere katılabilirsiniz ya da binanın önünde duran faytonlarla bir şehir turu yapabilirsiniz.

Gece gittiğimizde bir müzisyen keman çalıyordu, o kadar güzel çalıyordu ki kendimizi müziğe kaptırdık ve bir an için eski zamanlara döndük. Gerçekten mimari ve sanatsal açıdan büyüleyici bir şehir olduğunu tekrar anladık.

Son olarak son fotoğrafa bakarsanız modern bir banka binası var. Bunun burasıyla ne alakası var derseniz, şöyle: banka binası at okulunun hemen karşısında ve zamanında banka binası ilk yapıldığında böyle tarihi bir binanın karşısına modern bina yapılması eleştirilmiş ve at okulunun bankayı gören camlarını buzlu cam haline getirmişler ki bina gözükmesin. Buradan bile mimariye ne kadar önem verilen bir yer olduğunu anlayabiliyoruz, bir de sadece nasıl binaların inşa edileceğini ve binaların şehre uygun olup olmadığını denetleyen bir bakanlık bulunuyormuş.

  • Schönbrunn Sarayı

Gelelim yazlık saray olan Schönbrunn Sarayı’na, burası Hofburg gibi merkezde değil ancak metroyla çok rahat bir şekilde ulaşabilirsiniz. Sarayın içini gezmek isterseniz 40 odalık Grand Tour ya da 22 odalık Imperial Tour tercih edebilirsiniz. Ayrıca Türkçe audio guide alıp odalar hakkında bilgi alabilirsiniz, şaşırtıcı bir şekilde Türkçe de olsa çok akıcı ve güzel anlatılmış. Biz 22 odalık turu tercih ettik, kısa turda bile altına ve lükse doyuyorsunuz 🙂 Bahçesi ise çok büyük ve güzel, sadece bahçeyi gezmek isterseniz herhangi bir ücret ödemenize gerek yok, dilediğiniz gibi gezebilirsiniz.

Niye sarayın içinden hiç fotoğraf yok derseniz, yasakmış… Balo salonunda artık kendimi tutamadım ve çektim ne yalan söyleyim ama kendimi deşifre etmemek için koymayacağım ?

 

  • Karlskirche (Karl Kilisesi)

Karl Kilisesi barok mimari tarza sahip olmasının yanında ayrıca kolaj bir kilise. Kolaj dememin sebebi farklı mimari eserlerden esinlenilmesi, örneğin minareler İstanbul’daki Ayasofya’dan, kubbe de Roma’daki Sistina Şapeli’nden alınmış. Diğer kiliselerin aksine buraya giriş ücretli. İçeriye tavana yakından bakmak isteyenler için bir asansör yapılmış, asansörle kubbeye doğru çıkılabiliyor. Ayrıca asansörle çıktıktan sonra ek olarak merdivenlerle kubbenin en tepesine kadar çıkabiliyorsunuz. En yukarıya çıkmak isteyenler için sürprizi bozmamak için fotoğrafını koymuyorum 🙂 (ipucu: ikinci fotoğraftaki gibi muhteşem çizilmiş bir resim var.)

  • Wiener Staatsoper (Opera binası)

Öncelikle bir opera deneyimi yaşamak istiyorsanız Viyana gerçekten bunun için güzel bir şehir. Ancak biletleri çok önceden almanızı tavsiye ederim. Konserden yarım saat önce veya öğrenciyseniz de ayakta izlemek koşuluyla daha uygun fiyatlara bilet bulabilirsiniz. (Bilet bakmak bizim aklımıza bile gelmediği için operaya gitmedik, birazcık pişmanım.)

Ayrıca zamanında bina ilk inşa edildiğinde hiç beğenilmemiş ve tren garına benzetilmiş, çok ağır eleştirilere maruz kaldığı için de mimarı intihar etmiş.

  • Stephansdom (Aziz Stefan Katedrali)

Burası Viyana’nın merkezinde bulunan ve gotik tarzda en güzel katedrali. Aynı zamanda şehrin önemli simgelerinden de bir tanesi. Girişi ücretsiz ancak özel etkinlikler ve ayinler sırasında belirli yerleri gezilemiyor sadece içeriye girip fotoğraf çekebiliyorsunuz. Katedralin etrafında gezerseniz  bazı kısımlarında siyah lekeler olduğunu görebilirsiniz, bu siyahlıklar İkinci Dünya Savaşı’nda atılan bombalar yüzünden olmuş ancak katedral hiç yıkılmamış.

  • Peterskirche (St. Peter Kilisesi)

Stefan Kilisesi’nin aksine burası barok tarzda bir kilise. Bolca altın kullanılmış ve içerisi çok ihtişamlı gözüküyor. Farklı tarzda bir mimariyi de görmek isterseniz buraya giriş de ücretsiz.

  • Kunsthistorische Museum ve Naturhistorische Museum

İsmini yazdığım müzeleri hemen Türkçeye çevireyim: Sanat Tarihi Müzesi ve Doğa Tarihi Müzesi. Bu iki müze tam karşı karşıya ve birbiriyle tamamen aynı mimariye sahipler. İki müze de çok güzelmiş gerçekten ama biz gezmeye vakit bulamadık. Sizin de az zamanınız varsa ve hangisini tercih etmeliyim diye düşünürseniz önerim Sanat Tarihi Müzesi, ancak yine de 3-4 saat ayırmanız gerekiyor.

  • Museumsquartier

Müzeler bölgesinde Mumok, Leopold Museum gibi birçok müze yer alıyor. Mumok Viyana’daki modern sanat müzesi, ilginç sanat eserleri bulabileceğiniz ve değişik mimariye sahip bir müze.

  • Rathaus (Meclis Binası)

Meclis binası da Viyana’nın en etkileyici binalarından birisi. Biz gittiğimizde meclis binası önünde buz pateni pisti ve panayır vardı, bu yüzden çok keyifliydi. Farklı farklı yemekler bulabileceğiniz standlar, müzik, kocaman bir buz pateni pisti ve dönme dolabın bulunduğu panayırda şehirden her yaştan insan vardı ve cıvıl cıvıldı.

  • Hundertwasserhaus

Şehrin mimarisinden çok daha farklı, renkli bir mimariye sahip olan Hundertwasserhaus şehrin en çok fotoğraf çekilen noktalarından. Etrafındaki dükkanlardan hediyelik eşya alıp, banklarda oturup krapfen yiyebilirsiniz. Krapfeni esasen kayısı reçelli veya tercih ederseniz kremalı çörek olarak tarif edebilirim. Biraz aşağıda fotoğrafları da var 🙂

(Mart 2017)

(Nisan 2018)

  • Mariahilfer Caddesi

Viyana’da alışveriş yapmak isterseniz upuzun bir alışveriş caddesi olan Mariahilfer Caddesi’ni tercih edebilirsiniz ve paralelindeki Burggasse bölgesinde gençlerin sıklıkla vakit geçirdiği kafelerde oturabilirsiniz.

  • Parlamento 

Parlamento binasına karşıdan baktığımızda Yunan mimarisinden esinlenildiği görülen bina mimari olarak gerçekten çok güzel. Aynı zamanda parlamento binasını tur eşliğinde gezebilirsiniz. Detaylı bilgiyi parlamentonun kendi sitesinden alabilirsiniz: https://www.parlament.gv.at/ENGL/GEBF/

Viyana’da Yeme – İçme

Kahvaltı – Tatlı / Kahve – Öğlen / Akşam Yemeği – Bar / Pub

  • Café Landtmann

“Ben öyle hızlıca atıştırıp gezemem, önce kahvaltı şart” düşünceniz varsa kesinlikle önerim Café Landtmann. Birçok kahvaltı seçeneği ve menüsü var. Hangi menünün hangi saatler arasında verildiği de yazıyor. Sadece kahvaltı için değil aslında öğlen, akşam yemeği veya tatlı yemek için de tercih edebilirsiniz.

Franz Landtmann Breakfast
  • Kleines Cafe

Viyana’da bir kahve molası için tercih ettiğimiz ufak ve farklı bir ambiyansa sahip Kleines Café’de eskiden Freud gibi ünlü filozoflar da oturup kahve içermiş.

  • Demel

Kraliyet pastanesinde biz de bir tatlı yemeyi hepimiz hakediyoruz 🙂 Bunun için adresimiz Habsburg ailesinin de yemeklerini yapan Demel. Biz elmalı tarta benzeyen (adını asla okuyamayacağım) Apfelstrudel tercih ettik ama onun dışında da pek çok tatlı deneyebilirsiniz, yetmezse çıkarken daha da fazlasını alabilirsiniz 🙂 Son olarak da camlı bölmeden pastaların yapılışını izleyebilirsiniz.

  • Ströck

Yukarıda da bahsettiğim geleneksel tatlıyı, yani Krapfen denemek için burayı tercih edebilirsiniz. Krapfen dışında farklı tatlılar ve pastane ürünleri de var ama onları deneme şansımız olmadı. Sadece Hallstatt’a gitmek üzere trene bindiğimizde istasyondan sandviç aldık, onlardan da memnun kaldık. Birçok şubesi var zaten nereye gitsek karşımıza çıktı, o yüzden denemek isterseniz ilk gördüğünüze girebilirsiniz 🙂

  • Hotel Sacher

Çikolatalı pasta olarak kendimce Türkçeleştireceğim Sachertorte denemek için Hotel Sacher’e gittik. Kapıda tabii ki tahmin ettiğiniz üzere sıra vardı ama şansımıza çok da uzun sürmedi. Son olarak çok turistik bir yer olduğunu da eklemem lazım. Bunu kötü bir anlamda söylemiyorum yanlış anlamayın, her gittiğim şehirde hem en turistik yerleri, hem lokal yerleri hem de yürürken görüp beğendiğim yerleri denemeyi seviyorum ama turistik yer istemeyenler için uyarıda bulunmak istedim.

(Alakasız bir dipnot: Aynı zamanda Justin Bieber’ın Viyana’ya gittiğinde kaldığı otel de burasıymış.)

  • Figlmüller

Viyana’ya gidince burada yemek yemeden dönülmüyor zaten 🙂 Et, tavuk, domuz şinitzel seçenekleri ve muhteşem patates salatalarıyla Figlmüller yemek için çok fazla tercih edilen bir restoran. (Evet şinitzelden çok patates salatalarını beğeniyorum). Gitmeden önce mutlaka internet sitelerinden rezervasyon yaptırın, boşu boşuna kapıda beklemeyin 🙂 Sitede 2 farklı yer yazıyor ne farkı var diye sorarsanız, şöyle: ikisi de birbirine çok yakın olan şubeleri. Bir farkları yok açıkçası ikisi de gayet güzel.

  • Fischer Brau

Kendi biralarını üreten ve birçok geleneksel yemeği tadabileceğiniz Fischer Brau bence akşam yemeği için çok iyi bir tercih. İlk gecemizde daha önce yemediğim geleneksel bir yemek için buraya geldik ve Kasnocken yedik. Kasnocken peynirli makarna üzerinde domuz eti ve kızarmış soğan olan bir yemek, tariften de anlaşılacağı üzere baya ağır, ayrıca yanında salata da getiriyorlar. Ben tek başıma yiyemedim hatta yarısına bile gelemedim 🙂 Bunun dışında tafelspitz ve rindsgulasch da diğer geleneksel yemekler.

  • Peynirli Sosis  (Käsekrainer) 

İlk olarak peynirli sosis yemeden dönmeyin demek istiyorum. İkinci olarak ise domuz yemeyenler için bunu dana sosisle yapan tek büfeyi tarif edeceğim. Tarif edeceğim derken sadece nerede olduğunu söyleyeceğim tabii ki gizli bir yer değil 🙂 Karsplatz’da Hotel Bristol’un önündeki, üzerinde mavi ışıkla İmbiss yazan yer. Bu arada İmbiss büfe demekmiş yani oraya özel bir isim değil.

  • 25hours Hotel

Viyana manzarasına karşı teras keyfi yapmak isterseniz 25hours Hotel’in barı sadece müşterilere değil, herkese açık. Konseptine gerçekten bayıldığım ve keşke burada kalsaydık dedirten bir otel olmasının yanı sıra kokteyllerini de beğendim.

  • 1516 Pub

Bardan ziyade pubları tercih ediyorsanız burası gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir yer. Onlarca bira çeşidi arasından seçim yapmakta zorlanabilirsiniz, ben 1516’da yapılan değişik bir limon aroması olan 1516 Shandy’i tercih ettim.

Son olarak bu geziden aldığım dersleri ve kendimle ilgili yorumlarımı eklemek istiyorum:
  • 2 gün Viyana için kesinlike yeterli değilmiş.
  • Fotoğraflara bakınca farkettim, şehirlerde gece dolaşmayı daha çok seviyorum.
  • Gezmek için değil de yemek için gidiyor gibi bir halim var. (Bunu değiştirebileceğime hiç inanmıyorum…)
  • Müze konusunda kendimi geliştirmem gerekiyor.
  • Son ikisinden yola çıkarak bence kültürel tavsiyelerimi değil de yemek tavsiyelerimi ciddiye alın ?

Hallstatt yazısında görüşmek üzere ?

Avusturya

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir